Türkçe

İletişim

Atatürk'ün Hayatı

İzlenme 1453

     Atatürk’ün doğum tarihi bazı kaynaklarda 1881 yılının Ocak ayı olarak geçse de kendisine sorulan ‘’Paşam siz ne zaman doğdunuz? Doğum tarihiniz nedir? sorusuna cevaben ‘’Neden 19 Mayıs olmasın ‘’ diyerek cevap vermiş ve doğum tarihi 19 Mayıs 1881 olarak kabul görmüştür.

     Mustafa Kemal hayata gözlerini açtığında babası Ali Rıza Efendi, hem peygamber efendimizin adı olması hem de dedesinin adı olması münasebetiyle oğlunun adının Mustafa olmasına karar verdi.

 

 

 

mahalle mektebi

 Mahalle Mektebi (Selanik) : Mustafa Kemal annesinin Konya sofularından olması sebebiyle bir müddet dini, gelenek ve göreneklere göre eğitim veren Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebine gitmiştir. Annesini en çok mutlu eden şey ise her gün Mustafa Kemal’in dualarla sınıfına giriyor olmasıydı. Ancak babası Ali Rıza Efendi oğlunun daha modern bir okulda eğitim almasını istiyordu. Bu yüzden de onu Şemsi Efendi okuluna yazdırdı.

şemsi efendi okulu

Şemsi Efendi Okulu (Selanik) Mustafa Kemal bu okulda iken babası vefat etti.

 

 

 

selanik mülkiye rüştiyesi

Selanik Mülkiye Rüştiyesi ( Selanik) Sivil Ortaokul. Annesi Mustafa Kemal’i sivil ortaokula yazdırsa da onun gönlü askeri okullarda idi. Komşunun oğlu askeri okula gidiyordu ve bu Mustafa Kemal’i oldukça etkiliyordu. Gizliden Askeri okulların sınavına girdi ve annesinden habersiz Selanik Askeri Rüştiyesine kaydını yaptırdı.

 

 

 

selanik askeri rüştiyesi

Selanik Askeri Rüştiyesi: 1893 ? 1895 ( Selanik) Askeri Ortaokul. Burada çok başarılı olduğunu gören Matematik öğretmeni ‘’Senin de adın Mustafa benim de iki Mustafa olmaz bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun ‘’ dedi.

 

 

 

manastır askeri idadisi

Manastır Askeri İdadisi: 1895 ? 1899  Askeri Lise. Arkadaşı Ömer Naci’den edebiyat ve hitabet alanında etkilendi. Tarih bilinci gelişti. Memleket meseleleri ile yakından ilgilenmeye başladı.

 

 

 

istanbul harp okulu

İstanbul Harp Okulu: 13 Mart 1899 - 10 Şubat 1902  Teğmen olarak mezun oldu.

 

 

 

istanbul harp akademisi

İstanbul Harp Akademisi: 1902 - 11 Ocak 1905 Kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu.

 

 

 

1905-1907yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde stajyer olarak görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Şam’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı.

 

 

1907-1908 Balkanlarda İttihat ve Terakki Cemiyeti'yle tanıştı ve fikir ayrılıklarının olduğunu anladı.

 

19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı.

 

 

1910yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı.

 

1911yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

 

 

1911yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

 

 

Ekim 1912'deBalkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. 

 

 

 

1913 yılında Sofya Ataşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

 

 

 

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'nı geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

 

 

 

 

1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi.

 

 

 

Veliaht Vahdettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü.

 

 

Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi.

 

Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

 

 

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" sözleriyle Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

 

 

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. 

 

 

 

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.

 

 

Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş, Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

 

 

 

I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

     Londra Konferansı

     İstiklal Marşının Kabulü

     Teşkilât-ı Esasiye Kanunu

     Moskova Antlaşması

     Afganistan ile Dostluk Antlaşması

II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

 

 

Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos-9 Eylül 1922)

 

 

 

1. Siyasal Devrimler: 
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) 
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

 

 


2. Toplumsal Devrimler:
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi:
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler 

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması 
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını ve komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. Yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak 10 Kasım 1938 saat 9.05'te İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi  21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.

12/11/2019 Gün Ortalama:0  Bugün62 ziyaret var  Sitede 1 Kisi var  IP:3.233.226.151